Borçlu sıfatıyla hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılan kişi, takibe dayanak bononun arkasında yer alan imzanın kendisine ait olmadığını, şirket çalışanı sıfatıyla şirket kaşesiyle imzaladığını, bu nedenle kişisel sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek itiraz etmiş, yerel mahkeme ise imzanın geçerli olduğu ve borçtan şahsen sorumlu olunduğu gerekçesiyle davayı kabul etmiştir.
Dosya istinaf aşamasında da onanarak kesinleşmiş; ancak Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 17.01.2024 tarihli, 2023/1482 E. ve 2024/479 K. sayılı kararıyla önemli bir değerlendirme yaparak, dosyada temsil yetkisinin varlığına dair yeterli inceleme yapılmadığını tespit etmiş, kararın bozulmasına ve dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi’ne iadesine karar vermiştir.
Kararda; kambiyo senetlerinde yer alan imzanın hangi sıfatla atıldığının, imza sahibinin temsil yetkisi bulunup bulunmadığının, imzanın şirket adına mı yoksa şahsi olarak mı atıldığının belgelere ve sicil kayıtlarına dayanılarak somutlaştırılması gerektiği vurgulanmıştır. Mahkemelerin bu yöndeki araştırmayı eksik yaptığı ve bu haliyle hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay kararında ayrıca, senet üzerinde şirket kaşesi yer alsa bile, temsil yetkisi yoksa şirketin borç altına giremeyeceği; imzanın bu durumda kişisel sorumluluk doğurup doğurmadığının detaylı değerlendirilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir. Bu nedenlerle, karar usul ve yasaya aykırı bulunarak kaldırılmış ve dosya yeniden incelenmek üzere BAM’a gönderilmiştir.
Haklarınızı kaybetmeden önce profesyonel destek alın:
➡️ NAYA Hukuk & Danışmanlık İletişim Sayfası
➡️ Konya Ticaret Hukuku Hizmetleri