Futbolcu Alacaklarında Görevli Mahkeme Sorunu: Yaygın Yanılgılar ve Hukuki Gerçeklik

Futbolcu Alacaklarında Görevli Mahkeme Sorunu: Yaygın Yanılgılar ve Hukuki Gerçeklik

Futbolcu Alacaklarında Görevli Mahkeme Sorunu: Yaygın Yanılgılar ve Hukuki Gerçeklik

Futbolcu alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda görevli yargı yerinin tespiti, Türk hukuk uygulamasında uzun süredir tartışmaya kapalı ve normatif çerçevesi açık bir konu olmasına rağmen, özellikle dijital platformlarda yayımlanan hukuki içeriklerin önemli bir bölümünde halen hatalı biçimde ele alınmaktadır. İnternet ortamında yapılan yüzeysel araştırmalarda, profesyonel futbolcuların ücret, prim ve sair alacak taleplerinin asliye hukuk mahkemeleri veya asliye ticaret mahkemeleri nezdinde ileri sürülmesi gerektiği yönünde yanlış ve yanıltıcı değerlendirmelere sıklıkla rastlanmaktadır.

Bu yanlışlığın daha da vahim olan yönü ise, söz konusu değerlendirmelerin bir kısmının “spor hukuku uzmanlığı” iddiası ile sunulmasıdır. Oysa görevli mahkemenin belirlenmesi, doktrinel bir tartışma alanı olmayıp, doğrudan kamu düzenine ilişkin bir usul hukuku meselesidir. Bu bağlamda, görev konusundaki hatalar; usulden ret kararlarına, telafisi güç hak kayıplarına ve avukat bakımından mesleki sorumluluğun doğmasına yol açabilecek niteliktedir.

Hukuk uygulamasında “galat-ı meşhur” kavramı, belirli alanlarda fiili bir tolerans yaratabilse de, avukatlık mesleği bakımından böyle bir esneklikten söz etmek mümkün değildir. Nitekim gerek doktrinde gerekse Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihatlarında, avukatın güncel mevzuatı ve yerleşik içtihatları takip etmemesi, mesleki kusur olarak değerlendirilmektedir
(YHGK, E.2013/13-1471, K.2015/888).

Bu çalışmanın amacı; futbolcu alacaklarında görevli yargı yerini, mevzuat hükümleri ve yüksek yargı içtihatları ışığında, açık, sistematik ve tereddüde yer vermeyecek biçimde ortaya koymaktır.

I. Profesyonel Futbolcu ile Kulüp Arasındaki Hukuki İlişkinin Niteliği

Profesyonel futbolcu ile spor kulübü arasındaki ilişki, hukuki niteliği itibarıyla sözleşmesel bir ilişkidir. Bu ilişkinin hangi hukuk rejimine tabi olduğunun tespiti; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve Yargıtay içtihatları birlikte değerlendirilerek yapılmalıdır.

Uygulamada sıklıkla göz ardı edilen temel ayrım şudur:

  • Taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki niteliğinin belirlenmesi ile
  • Bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin tespiti

aynı hukuki mesele değildir.

Bir ilişkinin maddi hukuk bakımından hangi sözleşme türüne girdiği ile bu ilişkiden doğan uyuşmazlığın hangi yargı kolunda çözümleneceği farklı değerlendirme kriterlerine tabidir. Bu ayrım yapılmaksızın ulaşılan sonuçlar, kaçınılmaz olarak hatalı olacaktır.

A. Profesyonel Futbolcu Sözleşmelerinin Hizmet Sözleşmesi Niteliği

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 393. maddesinde hizmet sözleşmesi; işçinin işverene bağımlı olarak iş görmeyi, işverenin ise ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır.

Profesyonel futbolcu sözleşmeleri;

  • İş görme edimi,
  • Süreklilik,
  • Ücret,
  • Hukuki ve fiili bağımlılık

unsurlarını birlikte barındırmaktadır. Bu yönüyle, profesyonel futbolcu sözleşmeleri TBK anlamında hizmet sözleşmesi niteliği taşımaktadır.

Bu değerlendirme, yalnızca doktrinsel bir kabul olmayıp, pozitif hukuk ve yargı içtihatlarıyla da açık biçimde desteklenmektedir. Nitekim Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’nun 23. maddesinde, profesyonel sporcuların spor kulüpleri veya spor anonim şirketleri ile sözleşme ilişkisi içerisinde profesyonel faaliyet yürütecekleri açıkça düzenlenmiştir.

Yargıtay da istikrarlı kararlarında, profesyonel futbolcu sözleşmelerini hizmet sözleşmesi olarak nitelendirmektedir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 04.04.2016 tarihli kararında; profesyonel futbolcu transfer sözleşmesinden doğan ücret alacaklarının, Türk Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıkça ifade edilmiştir
(E.2015/39675, K.2016/9346).

B. İş Kanunu’nun Uygulanmaması, İş Mahkemelerinin Görevini Ortadan Kaldırmaz

4857 sayılı İş Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca sporcular hakkında İş Kanunu hükümleri uygulanmaz. Ancak bu düzenleme, uygulamada sıklıkla yanlış yorumlanmakta ve sporcuların iş yargısı dışında bırakıldığı şeklinde hatalı sonuçlara varılmaktadır.

İş Kanunu’nun sporculara uygulanmaması, yalnızca maddi hukuk rejimine ilişkindir. Buna karşılık görevli mahkemenin belirlenmesi, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile düzenlenmiştir.

7036 sayılı Kanun’un 5/1-a maddesine göre;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerine tabi işçiler ile işverenler arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü uyuşmazlıkta görevli mahkeme İş Mahkemeleridir.

Dolayısıyla futbolcu ile kulüp arasındaki ilişki TBK kapsamında hizmet sözleşmesi olarak nitelendirildiği sürece, bu ilişkiden doğan ücret, prim ve sair alacak taleplerinde görevli mahkeme İş Mahkemesidir.

II. Tahkim Rejiminin Sona Ermesi ve Yargı Yolunun Açılması

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bunun yanı sıra, Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu’nun futboldan doğan uyuşmazlıklardaki münhasır yetkisini düzenleyen hüküm, Anayasa Mahkemesi’nin 18.01.2018 tarihli ve 2017/136 E., 2018/7 K. sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

İptal kararının yürürlüğe giriş tarihi 02.03.2019 olup, bu tarihten itibaren futbolcu alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda zorunlu tahkim rejimi sona ermiş, genel yargı yolu tamamen açılmıştır.

Bu noktadan sonra görevli mahkemenin belirlenmesi, açık bir kanuni düzenleme ve yerleşik içtihat meselesi hâline gelmiştir.

III. Yargıtay’ın Yerleşik İçtihadı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 01.10.2020 tarihli kararı, sporcu alacaklarında görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu açık ve tartışmasız biçimde ortaya koymaktadır
(E.2020/7165, K.2020/5239).

Anılan kararda; profesyonel sporcunun kulüp bünyesinde hizmet sözleşmesi kapsamında faaliyet gösterdiği, davanın 7036 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı ve bu nedenle görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve mahkemece resen dikkate alınması gerektiği açıkça belirtilmiştir.

Sonuç ve Değerlendirme

Futbolcu alacaklarında görevli yargı yerinin belirlenmesi, teknik bir ayrıntı değil; kamu düzenine ilişkin temel bir usul kuralıdır. Bu konuda yapılan hatalı yönlendirmeler;

  • Zaman kaybına,
  • Telafisi güç hak kayıplarına,
  • Avukatın mesleki sorumluluğuna

sebebiyet verebilecek niteliktedir.

Avukatlık mesleği, yalnızca müvekkil menfaatinin korunmasını değil, hukukun doğru ve etkin şekilde uygulanmasını da zorunlu kılar. Bu nedenle artık tartışması kalmamış bir konuda hatalı içerik üretmeye devam edilmesi kabul edilebilir değildir.

Mevzuat hükümleri ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca;
profesyonel futbolcu ile kulüp arasındaki hizmet sözleşmesinden doğan alacak uyuşmazlıklarında görevli mahkeme İş Mahkemeleridir.

Bunun dışında yapılan her değerlendirme, hukuki dayanaktan yoksundur.