Trafik kazalarında ışık ihlali iddialarıyla sıkça karşılaşılmaktadır. Özellikle iki tarafın da yeşil ışıkta geçtiğini ileri sürdüğü hallerde, kimin kırmızı ışık ihlali yaptığı hususu çoğu zaman tartışmalı bir hâl almakta; bu durum ise kusur oranlarının belirlenmesinde ciddi tereddütlere yol açmaktadır.
Bu gibi hâllerde kimin kırmızı ışık ihlali yaptığı hususu, olay yeri tutanakları, kamera kayıtları, tanık anlatımları ve bilirkişi raporları gibi deliller aracılığıyla tespit edilmeye çalışılmaktadır. Ancak zaman zaman tüm bu araştırmalara rağmen ihlalin hangi tarafça gerçekleştirildiği kesin olarak ortaya konulamamaktadır.
T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 10.11.2020 tarihli, 2017/2112 Esas ve 2020/850 Karar sayılı ilamıyla bu soruya net bir yanıt vermiştir. Söz konusu kararda:
“Bu şekilde yapılacak tüm araştırma ve incelemeye rağmen dosya kapsamındaki delillerden kimin kırmızı ışıkta geçtiği kesin olarak belirlenemiyorsa, bu durumda her iki tarafı da %50 kusurlu kabul edilip, ihbar olunan tarafından sunulan dilekçede belirtilen ödemeye ilişkin sonuçlar da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.”
– Yargıtay HGK, 10.11.2020 T., 2017/2112 E., 2020/850 K.
Yüksek Mahkeme, kusurun eşit şekilde paylaştırılması gerektiği sonucuna ulaşarak, ispat edilemeyen iddialar karşısında taraflardan birinin tamamen kusursuz kabul edilmesinin hukuken doğru olmayacağını vurgulamıştır. Bu yaklaşım, hem hakkaniyete uygunluk hem de ispat hukuku açısından önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır.
Kararın, sigorta hukuku başta olmak üzere tazminat davalarındaki uygulamalara da yön vereceği açıktır. Tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi, özellikle destekten yoksun kalma tazminatı ve maddi zarar hesaplamalarında doğrudan etkili olacaktır.
Sonuç olarak, Yargıtay’ın bu kararı, delillerle aydınlatılamayan durumlarda adil bir çözüm yöntemi sunmakta ve mahkemelere yol göstermektedir.
Haklarınızı kaybetmeden önce profesyonel destek alın:
➡️ NAYA Hukuk & Danışmanlık İletişim Sayfası